İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, topluluğun kurucu sanat yönetmeni ve Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan ile uzun yıllar topluluğun sanat yönetmenliği ve şefliğini yürüten İhsan Özer’in bir araya geldiği özel bir etkinlik gerçekleştirdi.
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren bu topluluk, “Vefa, Miras ve Yeni Dönem” adlı konserle Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda sanatseverlerle buluştu.
Topluluğun kurucu sanat yönetmeni Ahmet Özhan’ın onur konuğu olduğu gecede, uzun yıllar boyunca sanat yönetmenliği ve şeflik görevlerini üstlenen İhsan Özer yer aldı. Bu yıl görevini Bahri Güngördü’ye devreden Özer, yıllarca emek verdiği toplulukla aynı sahneyi paylaştı.
Sanat yönetmenliğini Güngördü’nün üstlendiği konser, İhsan Özer’in müzikal kariyerinin anlatıldığı bir video gösterimiyle başladı.
Konserin ilk bölümünde Özer’in şefliğinde “Kopuzdan Günümüze: Orta Asya’dan Anadolu’ya Uzanan Müzikal Yolculuğumuz” kısmında “Ergenekon Şarkısı”, “Rast Peşrev” ve “Kar-ı Muhteşem”, “Kuruluştan Kurtuluşa” başlıklı kısımda ise Mehter Takımı eşliğinde “Mahur Mehter Marşı” ve “Hücum Marşı” seslendirildi.
Ayrıca konserin ilk bölümünde “Yurttan Sesler” kısmında türkülerin yanı sıra, “Surre Alayı” kısmında ilahiler ve “Çanakkale Destanı” bölümünde o döneme ait yazılmış Çargah, Hüseyni ve Rast Türkü dinleyicilere sunuldu.
Konserin ikinci bölümünde sahne alan Ahmet Özhan da İhsan Özer’in bestelerine imza attığı “Anadolu Evliyaları” ile “Ramazanname” ve “Mevlana’nın Dilinden” adlı eserleri yorumladı.
“Büyük çabalarla ama büyük bir aşkla onlarca yıl çalıştık,”
Özhan sahnede yaptığı konuşmada, “Zaman akıp gidiyor. Hayat bize zaman içerisinde verilmiş küçücük bir an. Bu ana bir ömür diyoruz. Her şey dün gibi. Tasavvuf müziği çalışmaları benim çocukluğumdan beri içinde bulunduğum bir şey. Fakat konservatuvarda da gördük, merhum Sabahattin Volkan gelirdi, birlikte meşk ederdik.” şeklinde ifade etti.
Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı’nın büyük bir hazine olduğunu belirten Özhan, buranın önemini sonradan anladıklarını dile getirerek şunları kaydetti:
“Yolumuz oraya düşünce, büyük bir denizi seyre daldık. Sonuç olarak konserlerde tasavvuf müziğine yöneldim. O zamana kadar böyle bir durum yoktu. Çok önceleri konserlerde değil ama halk arasında evlerde, mevlütlerde ilahiler okunuyormuş. Araya büyük bir zaman girmiş; tasavvuf müziği kaybolmuş, unutulmuş ya da deforme olmuş. Daha sonra bu alanda eserler toplandı ve geniş kapsamlı bir külliyat oluşturuldu. Nihayetinde bu devletimizin hoşuna gitti. Sonrasında ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bir topluluk kuralım’ dediler ve İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu kuruldu. Allah’a hamd ediyorum ki oranın da kurucu sanatçısı olma bahtiyarlığına eriştim; elhamdülillah. Büyük çabalarla ama büyük bir aşkla onlarca yıl çalıştık. Ben 25 yıl görev yaptım; ardından bana ‘seni prosedür gereği emekli ediyoruz’ dediler. Bunun ardından sevgili kardeşim çok değerli besteci İhsan Özer bayrağı devraldı. Hamdolsun benden aldığı bayrağı çok daha hızlı koşarak rekor kırarak yeni bir noktaya taşıdı ve zamanı itibarıyla İhsan kardeşim de bu sene emekli oldu. Biz de bu konseri ona vefa konseri olarak düzenledik.”
Büyük ilgiyle izlenen konser yaklaşık 2 saat sürdü.